Bin yıllık Türk-İslâm târihinde; Karahanlılar, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında aşağıdaki sözlükte bulunan “Uydurukça” kelimeler yoktu!...

Bugün de Türkiye hâriç, Türk Dünyasının hiçbir yerinde, bu kelimelerin hiçbirisi kullanılmamaktadır!...

UYDURUKÇA - TÜRKÇE SÖZLÜK

A B C Ç D E F G H I İ K M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
Uydurukça Türkçe
içbükey konkav, obruk
içdem samimi
içe bakış derûnî murâkabe, iç murâkabe
içedoğma ilham
içerik muhtevâ, muhteviyat
içeriksel muhtevâya âit
içermek ihtivâ etmek
içgörü basiret, ferâset
içgözlem derûnî murâkabe, batınî müşâhede
içgüdü sevk-i tabiî
içgüdüsel sevk-i tabiî ile
içişleri dâhiliye
içişleri bakanlığı dâhiliye vekâleti
içit meşrubat
içitim zerk, enjeksiyon (tıp)
içitmek enjekte etmek, zerk etmek
içkin mündemiç, içinde olan, dâhilî
içlek mânevî
içlem içine alma (fels.)
içrek bâtınî
içsel dâhilî, içe âit
içselleştirmek benimsemek, kabullenmek
içtenlik samimiyet
içtenlikle samimiyetle
içtensizlik samimiyetsizlik
içtepi irâde, iştah
içtüzük dâhilî nizamnâme
ikilem tercih edememe, kararsızlık
ikinci üstlenici taşeron
ikincil tâlî
ikircik tereddüt, şüphe
ikircikli mütereddit, şüpheci
ikirciklilik müteredditlik, şüphecilik
ikircim tereddüt, şüphe
ikircimli mütereddit, şüpheci
ikircimlilik müteredditlik, şüphecilik
iklimsel iklimle alakalı
il vilâyet, şehir
ilbay vâli
ilçe kazâ
ilçebay kaymakam
ilenç beddua
ileti mesaj, haber
iletim nakil
iletişim haberleşme, muhâbere
iletken nâkil
iletkenlik nâkıliyyet
ilgeç edat (dilb.)
ilgi alâka
ilgilendirmek alâkadar etmek
ilgilenmek alâkadar olmak
ilgili alâkalı, ilişkili
ilginç alâka çekici, enteresan
ilgisiz alâkasız, lâkayt
ilgisizlik alâkasızlık, kayıtsızlık, lâkaytlık
ilinek âraz (fels.)
ilinti âidiyet, nisbet
ilintili dâir, âit
ilişki alâka, münâsebet, irtibat, temas
ilişkili alâkalı, münâsebetli, irtibatlı, temaslı
ilişkin âit, dâir, hakkında, hususunda, müteallik
ilişkinlik âidiyet
ilke esas, umde, prensip
ilkel ibtidâî
ilkelleşmek ibtidâîleşmek
ilkellik ibtidâîlik
ilkesel prensiple alakalı, esasa dair
ilksel ibtidâî
im işaret
imce paraf
imcelemek paraf etmek
imge hayâl, imaj
imgelem muhayyile, hayâl dünyası
imgeleme tahayyül
imgelemek tahayyül etmek
imgesel hayâlî
imleç işaretleyen, işaretçi
imlemek işaret etmek, nişan koymak
imsel işarete dair
imsilemek temsil etmek
inak dogma
inakcı dogmacı
inakcılık dogmacılık
inaksal dogmatik
inamlamak emniyet etmek
inan itikat, iman, akîde
inanç itikat
inanlı imanlı
inanlılık imanlılık
inansız imansız
inansızlık imansızlık
incelem rapor
inceleme tetkik, etüd
indirgeme ircâ etme
indirgemek ircâ etmek
indirim tenzilat
indirimli tenzilatlı, iskontolu
inme felç (tıp)
inmeli felçli
insanbilim antropoloji
insanbilimci antropolog
insancıl insanî
insansal insanî
insel anlak beşerî idrak
irdeleme tetkik, mütâlaa
irdelemek tetkik etmek, mütâlaa etmek
istem talep, arzu
istemli irâdî, ihtiyârî
istemsiz gayri ihtiyârî, irade dışı
istenç irâde
istenç dışı gayri iradi
istenç yitimi irade kaybı
istenççilik irâdiye
istençli irâdeli
istençsel irâdî
istençsiz irâdesiz
işçil amelî
işgüder maslahatgüzar
işitim işitme kabiliyeti (biy.)
işitim sâmia, işitme gücü, duyma melekesi
işitme özürlü sağır
işitsel sem'î, işitmeyle ilgili
işlem muâmele, ameliye
işlemce ameliyat (tıp)
işlemsel amelî, operasyonel
işlenti faiz
işlev vazife, fonksiyon
işlev yitimi fonksiyon kaybı
işlevli fonksiyonlu
işlevsel fonksiyonel
işlevsiz vazifesiz, fonksiyonsuz
işleyim sanayi, endüstri
işleyimsel sanayi, endüstri ile ilgili
işnel fiilî
işyar memur
iti ilham verici, itici güç
itki sevk-i tabii
iye sahip, mâlik
iyelik sahiplik, mülkiyet
izdem tema, ana konu
izdeş mensup, mürit
izdüşüm irtisam, çizmek, resimlemek (mat.)
izlek patika, keçiyolu
izlem takip
izlemci takipçi
izlemcilik takipçilik
izlemek seyretmek, takip etmek, temâşa etmek
izlence program
izlenim intibâ
izlenimsel intiba ile alakalı
izleş mürid
izleyici seyirci