Bin yıllık Türk-İslâm târihinde; Karahanlılar, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında aşağıdaki sözlükte bulunan “Uydurukça” kelimeler yoktu!...

Bugün de Türkiye hâriç, Türk Dünyasının hiçbir yerinde, bu kelimelerin hiçbirisi kullanılmamaktadır!...

UYDURUKÇA - TÜRKÇE SÖZLÜK

A B C Ç D E F G H I İ K M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
Uydurukça Türkçe
eder fiyat
edilgen pasif, meçhul
edim amel, fiil
edimsel fiilî, aktüel
edinç kazanılmış hak
edinim sahip olma, kazanma
edinsel sonradan kazanılan
edinti müktesebat; öğrenerek, çalışılarak kazanılan
egemen hâkim, hükümran
egemenlik hâkimiyet, hükümranlık
eğilim meyil, temâyül
eğilimli meyyal
eğim meyil
eğimdirmek meylettirmek
eğimli meyilli
eğinmek meyletmek
eğitbilim pedagoji, terbiye ilmi
eğitbilimci pedagog, terbiyeci
eğitbilimsel pedagojik
eğitici mürebbî, terbiyeci
eğiticilik mürebbîlik
eğitim talim, terbiye
eğitim bakanlığı maârif vekâleti
eğitimbilim pedagoji, terbiye ilmi
eğitimci mürebbî, terbiyeci
eğitimcilik terbiyecilik
eğitimsel terbiyevî
eğitken terbiyeci
eğitmek terbiye etmek
eğitmen mürebbî
eğitsel terbiyevî
eğitsellik terbiyevîlik
Ekim (ay) Teşrin-i evvel. Birinci Teşrin
ekin kültür, hars
ekinç kültür
ekinli kültürlü
ekinlilik kültürlülük
ekinsel kültürel, harsî
ekinsiz kültürsüz
ekinsizlik kültürsüzlük
eklem mafsal
eksen mihver, aks
eksi nâkıs, negatif
elcil kendinden çok başkasını düşünen, diğerkam
elçi sefir
elçilik sefâret, sefârethâne
eldeci zilyet (huk.)
elerki demokrasi
elerkil demokratik
eleştirel tenkidî, kritik
eleştiri tenkit
eleştirici tenkitçi, münekkit
eleştirimcilik tenkitçilik, kritisizm
eleştirimsel tenkidî
eleştirme tenkit
eleştirmecilik kritisizm
eleştirmek tenkit etmek
eleştirmen tenkitçi, münekkit
eleştirmenlik tenkitçilik, münekkitlik
elgin garip
emekli mütekâid
emeklilik tekâütlük
engebe ârıza (coğr.)
engebeli ârızalı
enlem arz, paralel (coğr.)
erdem fazilet
erdemli faziletli
erden bâkir, bâkire
erdenlik bekâret, bâkirlik
erek maksat, gâye, hedef
erem rıza
eremlemek razı olmak
erge maksat
ergen bülûğa eren, bâliğ
ergenlik bülûğ, bülûğ çağı
ergi mazhariyet, nâiliyet
ergin reşit, kâmil, olgun
erginleme olgunlaştırma, yetiştirme
erginlemek olgunlaştırmak, yetiştirmek
erginlik rüşd, kemâl, olgunluk
ergitmek eritmek
eril erkek, müzekker
erim vade
erimli vadeli
erimsiz vadesiz
erin âkil bâliğ
erinç huzur, rahat, dirlik
erinçsiz huzursuz, rahatsız
erinlik bülûğ
erişkin kâmil, olgun
eriyik mahlûl, solüsyon
erk kudret, irâde, iktidar
erke kudret, enerji
erkek büyükelçi sefir
erkek öğretmen muallim
erkek yönetmen müdür, erkek idareci
erkin hür, liberal, serbest
erkinci liberal
erkincilik serbestlik, libaralizm, hürriyet
erkyurt devlet
ersellik hünsa (biy.)
ertem iffet, namus
ertik meslek
esen sağlıklı, sıhhatli, sâlim
esenleme selam
esenleşmek selamlaşmak
esenlik sıhhat, selâmet, afiyet
esilik tasarruf
esin ilham
esindirmek ilham etmek
esinlemek ilham etmek
esinlenme mülhem, ilham alma
esinlenmek ilham almak, mülhem olmak
esinlenmiş mülhem
eskil antik
eskillik arkaizm
eskisel antik, arkaik
eslemek itaat etmek
eş (erkek) zevc, koca
eş (kadın) zevce, hanım, hatun, refîka
eş anlamlı anlamdaş, müteradif (dilb.)
eşdeğer muâdil
eşey cinsiyet (biy.)
eşeyli cinslikli (biy.)
eşeysel cinsî (biy.)
eşeysiz cinsliksiz (biy.)
eşgüdüm tanzim, koordinasyon
eşgüdümcü koordinatör
eşgüdümlemek tanzim etmek, koordine etmek
eşgüdümlü koordineli
eşgüdümsel koordineli
eşit müsâvi, muâdil
eşitlik müsâvât
eşlem kopya
eşlik refâkat
eşlik etmek refâkat etmek
etken âmil, aktif, müessir
etkenlik aktivite, müessiriyet
etker müessir
etki tesir
etkilemek müessir olmak, tesir etmek
etkilendirmek tesir etmek
etkilenmek müteessir olmak, tesir altında kalmak
etkilenmiş müteessir
etkileşim karşılıklı tesir
etkileyici tesirli
etkili müessir, tesirli, mühim
etkimek tesir etmek
etkin faal, aktif, müessir
etkinlik faaliyet
etkisiz tesirsiz
etmen âmil, faktör
etöz vücut
evcil ehlî
evcilleşmek ehlîleşmek
evcilleştirmek ehlîleştirmek
evetleme itiraf
evirmek çevirmek
evirtim çevirme, akis
evre safha, devre
evren âlem, kâinat
evrenbilim kâinat ilmi, kozmoloji
evrenkent üniversite
evrensel cihanşümul, âlemşümul
evrim tekâmül (biy.)
evrim kuramı tekâmül nazariyesi
evrimcilik tekâmülcülük
evsel eve âit
eylem fiil, hareket, amel (dilb.)
eylemli fiilî, amelî
eylemsel fiilî
eylemsiz atıl, pasif
eylemsizlik hareketsizlik, amelsizlik
eyletim tahrik, manipülasyon
eytişim diyalektik
eytişimsel diyalektik, cedelci
ezinç azap, sıkıntı