Türkçe’nin Sultanı

Prof. Dr. Necmettin Hacıeminoğlu 10.10.2014 3991
K

endisine "Sultan-ı Şuarâ" payesi verilen. Necib Fazıl bey, o mertebeye Türkçenin Sultânı olduğu için ulaşmıştı. Ancak, Onun bu sahadaki kudretini anlatabilmek, imkânsızlıktan da ötedir. Esasen merhumun tefekkür iklimini görebilmek de, Türkçeyi kullanırken gösterdiği yüksek dehâyı kavramaya, bağlıdır. Nevâyi, Fuzûli ve Şeyh Galib gibi hem Tasavvuf ummânının derinliklerine  dalmış hem de şairliğin zirvesine ulaşmış simalar da böyledir. Onlar da, Türk Dilini, akıllara durgunluk verecek bir ustalık ve maharetle kullanmışlardır.

Rahmetli Üstat bu vâdinin yirminci asırdaki zirvesidir. O, Türkçe'nin kimse tarafından bilinmeyen sihirli hazinesine, âdetâ, tek başına girmişti. Onun için, her mısra ve cümlesi yepyeni bir mücevher dizisine benziyordu. Aynı kelimelerle bir başkasının öyle mısralar söylemesi mümkün değildi.

Fikir ve san'at adamlarının kendi sahalarındaki mertebeleri, kullandıkları kelimelerin çeşit bakımından zenginliğine göre tesbit edilir. Necib Fazıl'ın, bu açıdan incelendiği zaman, hakiki bir dahi olduğu görülmektedir. Çünki, Üstat, seçtiği her kelimeye, hiç kimsenin tasavvur edemeyeceği manâ, ve nüanslar kazandırmıştır.

Yalnız şu husus iyi bilinmelidir ki, O'nun bu mahareti, «teşbih» ve «mecaz» gibi edebi san'atlara başvuranlarınkinden tamamiyle farklıdır. O, kaidelere bağlı klasik söz san'atları ile süslenmiş sun'i bir üslüba sahib değildi. Şiir ve nesirlerindeki müstesna güzellik, doğrudan doğruya kelimelere verdiği «hüviyet» ile onları istif etmekle gösterdiği dehâdan gelmekteydi.

Bütün mimari eserlerinin esas malzemesi taş ve mermer olduğu halde, nasıl, Süleymaniye Câmiini yapmak Koca Sinan'dan başkasına nasib olmamışsa, aynı Türkçe ile Necib Fazıl gibi yazmak ve konuşmak da, öyle, kimseye nasib olamayacaktır. 

İlgili Makaleler

Kültürümüz
turkalemiyiz.com’dan. Abdülhamid Han’a Vefâ
B üyük Türk hükümdarı ve Müslümanların halifesi cennetmekan Sultan 2.Abülhamid Han’ın aleyhine, bazı art niyetli çevrelerin bir asırdır demedikleri kalmadı. Elhamdülillah son senelerde, başta…
turkalemiyiz.com’dan. Abdülhamid Han’a Vefâ
Kültürümüz
Rumeli’nin Bilinmeyen Bir Osmanlı Şairi: Veysî Üskübî
O smanlı Devleti zamanında Anadolu’da olduğu gibi Rumeli’de de kıymetli şairler yetişti. Maalesef Osmanlı Devleti’nin parçalanmasından ve İslami yazının kaldırılmasından dolayı pek çok kıymetli edebi…
Rumeli’nin Bilinmeyen Bir Osmanlı Şairi: Veysî Üskübî
Kültürümüz
Ö. FAHRETTİN TÜRKKAN PAŞA'NIN EVLAT SEVGİSİ
T Fahrettin Türkkan Paşa Kızının Mezarında arihe " Medine Müdafii " ve " Çöl Kaplanı " unvanıyla geçen Ömer Fahrettin Türkkan Paşa, 1900-1902 yılları arasında Erzincan'da 4. Ordu da kurmay yüzbaşı…
Ö. FAHRETTİN TÜRKKAN PAŞA'NIN EVLAT SEVGİSİ
Kültürümüz
ORTAK HAFIZA TÜRK KÜLTÜRÜ
D r. Mehmet Can tarafından kaleme alınan, geçmişten geleceğe uzanan bir kültür yolculuğu “Ortak Hafıza Türk Kültürü” isimli kitap Babıali Kültür Yayıncılığı etiketi ile okurla buluştu. Bir milletin…
ORTAK HAFIZA TÜRK KÜLTÜRÜ
Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…