Rumeli’nin Bilinmeyen Bir Osmanlı Şairi: Veysî Üskübî

Numan Aydoğan Ünal 23.09.2026 34

O
smanlı Devleti zamanında Anadolu’da olduğu gibi Rumeli’de de kıymetli şairler yetişti. Maalesef Osmanlı Devleti’nin parçalanmasından ve İslami yazının kaldırılmasından dolayı pek çok kıymetli edebi ve tarihi eserler kütüphanelerin tozlu rafları arasında kaldı. Mesela şair Veysî Üskübî ve Divanı Türkiye’de hemen hemen hiç tanınmamaktadır.

Prof. Dr. Fadıl Hoca
Prof. Dr. Fadıl Hoca

Makedonya Uluslararası Vizyon Üniversitesi Kurucu Rektörü Muhterem Prof. Dr. Fadıl Hoca, Veysî Üskübî’nin divanı hakkında çok ciddi bir tahlil yaparak hem şairi hem de eserlerini tanıtmak suretiyle ecdadımıza layık bir hizmet yaptı. Veysî Üskübî 1680 senesinde Üsküp’te kadı iken vefat etti. Kabri Hacılar Yolu Mezarlığı’ndadır.

Aşağıdaki makalede Prof. Dr. Fadıl Hoca’nın, Veysî Üskübî hakkında yaptığı araştırmada, Osmanlı padişahı Bağdat Fatihi IV. Sultan Murad Han’ın methiyesinden bir bölüm okuyacaksınız.

Prof. Dr. Fadıl Hoca diyor ki:

Veysî Üskübî kasidenin girizgâh bölümünde Sultan Murad’ın, Süleyman Han oğlu Selim’in oğlu olduğundan bahsederek, onu gecenin kara yağız atına benzetmek suretiyle, nalından sarı yıldız yaban Düldül ile bir irtibat kurulmuştur ki, bu da, Sultan Murad’ın manevi cihetini ortaya çıkarması bakımından önemlidir. Kasidede Sultan Murad’ın saltanatı, kahramanlığı, ünü ve cömertliği övülmüştür. Sultan Murad’ın kahramanlığını; Onu, savaş meydanlarında düşmanın karşısında korkusuzca dövüşen bir aslana benzetmektedir.

Daha sonraki beyitlerde Sultan Murad ile gül bahçesi ve gül çiçeği arasında bir irtibat kurularak, Onun rüzgâr gibi yakıcılık özelliğinden bahsedilmektedir. Gül bahçesindeki kırmızı gül yaprağının, yakıcılık özelliğini Sultan Murad’dan aldığını ve onun al yüzü gibi başka bir gül çiçeğinin açmadığı dile getirilmektedir.


28. beyitten itibaren Sultan Murad’ın lütuf, bağış ve cömertliğinden bahsedilmektedir. Gönül hastaları o büyük ve güçlü padişahın lütuf meyvesini ümit etmektedirler. Ve bu emel fidanını ümit etmeyenlerin de deli oldukları belirtilmektedir. Onun zatı onun şahsiyeti de kerem bahçesinin bahçıvanıdır ve ihtiyaç sahiplerine bol bol bağışta bulunmaktadır.

46. beyitte dua bölümüne geçen Veysî, artık sözünün sona erdiğini ve hatimeden sonra, sultana arz-ı âlini iletmek için, büyük bir gönül huzuru ve samimiyetle dua yapmak gerektiğini bildirmektedir.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Ö. FAHRETTİN TÜRKKAN PAŞA'NIN EVLAT SEVGİSİ
T Fahrettin Türkkan Paşa Kızının Mezarında arihe " Medine Müdafii " ve " Çöl Kaplanı " unvanıyla geçen Ömer Fahrettin Türkkan Paşa, 1900-1902 yılları arasında Erzincan'da 4. Ordu da kurmay yüzbaşı…
Ö. FAHRETTİN TÜRKKAN PAŞA'NIN EVLAT SEVGİSİ
Kültürümüz
ORTAK HAFIZA TÜRK KÜLTÜRÜ
D r. Mehmet Can tarafından kaleme alınan, geçmişten geleceğe uzanan bir kültür yolculuğu “Ortak Hafıza Türk Kültürü” isimli kitap Babıali Kültür Yayıncılığı etiketi ile okurla buluştu. Bir milletin…
ORTAK HAFIZA TÜRK KÜLTÜRÜ
Kültürümüz
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
I 908 senesinde İttihat ve Terakki Fırkası, Sultan Abdülhamid Han’ı tahttan indirerek Osmanlı Devleti’nin idaresini tamamen ele geçirdi. 1914’te de Osmanlı Devleti’ni Birinci Cihan Savaşı’na sokarak,…
İTTİHAT VE TERAKKİ’NİN MANEVİ ZULMÜ!
Kültürümüz
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
B irinci Cihan savaşında Ruslara esir düşen Fahrettin Erdoğan hatıralarında şunları kaydediyor: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi ''İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınışı sırasında…
Çar Nikola Ayasofya'ya Yine Çan Takmak İstiyordu
Kültürümüz
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
C ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i K anuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı…
AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA
Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E Nizâmiye Medresesi vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066)…
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…