SULTAN ABDÜLHAMİD'İ TENKİT VE TAKDİR EDENLER

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci 09.10.2026 24

B
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
ugün dönüp geriye bakıldığında, Osmanlı İmparatorluğu’nun son devrinde kafalarda net bir şablon canlanır: Bir tarafta devleti İslam Birliği politikasıyla ayakta tutmaya çalışan Sultan II. Abdülhamid, diğer tarafta ise onu devirmek isteyen Batıcı Jön Türkler…

Ancak tarih, ders kitaplarındaki bu keskin şablonlardan çok daha karmaşık ve şaşırtıcıdır. Sultan Abdülhamid’e en sert, tavizsiz ve organize muhalefeti yürütenlerin başında, "İslamcılar" ile bazı "sarıklılar" geliyordu. İslamcı tabiri, münhasıran modernistleri ve dini siyasetlerine alet kılanları ifade eder.

Sultan’a muhalefet eden cepheye bakıldığında, sıradan isimlerle değil, bugünki kültür ve din dünyasının köşe taşlarını teşkil eden figürlerle karşılaşılır. Yeni devirde bunlar el üstünde tutulduğu için sanki herkes Sultan Hamid’e muhalifmiş gibi bir tasavvur hasıl olmuştur. İstiklal Marşı Şairi Mehmet Âkif Ersoy, cumhuriyet müfessiri Elmalılı Hamdi Yazır, Sadrazam Prens Said Halim Paşa, Filibeli Ahmed Hilmi, Adanalı Hayret, Hoca Kadri, Eşref Edip, Tahir Mevlevi, Manastırlı İsmail Hakkı, Mahmud Esad, Mısırlı Ferid Vecdi gibi yazarlar, bu muhalefetin en ön saflarındaydı. Mahir İz, Manastırlı’nın bir gün Ayasofya vaazında İttihatçıları övdükten sonra kürsüden inerken düşüp ayağını kırmasını, cemaatin ilahi ceza olarak gördüğünü söyler.

Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad mecmuaları, İslamcıların 33 senedir içlerinde birikmiş kin ve nefreti kustukları birer tas vazifesi görmüştür. Öyle ki bu isimler sadece tenkit yapmakla kalmıyor, İttihat ve Terakki Cemiyeti ile paralellik arz eden mecmua, gazeteler ve kürsüler vasıtasıyla Padişah’a karşı çok ağır bir amme efkârı hasıl etmeye çalışıyorlardı. Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilme fetvasını o zaman mebus olan Elmalılı Hamdi Yazır yazmıştı. Sarıklı mebuslardan Asım Yörük de kendisine destek vermişti.

Zamanın müceddidi

Bunun haricinde ulemanın ve meşayihin büyük ekseriyeti ile Padişah’ın arası gayet iyiydi. Hepsine hürmet ve riayet göstermiştir. Onlar da kendisine sadakatten ayrılmamış; hal’inde ise ellerinden bir şey gelmemiştir. Tekkeler ekseri kendisi de tasavvuf ehli olan Padişah’a arka çıkmışlardır. Mesela Seyyid Fehim Arvasi hazretleri vefatından birkaç gün evvel (1896), “İslâm, Abdülhamid Han ile kâimdir” buyurmuştur.

Hindistanlı şeyh Zeyd Farukî, Makamat-i Ahyar kitabında babası Müceddidi şeyhi Ebulhayr Farukî’nin bir gün peygamberimizi rüyada üzüntülü gördüğünü, sebebini sorduğunda, “Türkler benim halifemi bugün makamından ayırdılar. Bunun cezasını çok acı çekeceklerdir” buyurduğunu anlatıyor.

Lübnanlı Yusuf Nebhanî, Hindli Mevlevî Hâfız Abdülcemîl, Lübnanlı Seyyid Hüseyn Cisr, Mekke müftüsü Seyyid Ahmed Zeynî Dahlân, Rahmedullah Hindî gibi ulema, Gümüşhanevî, Seyyid Abdülhakîm Efendi, Şamlı Salih Müneyyir Rifai, Trabluslu Zafir Şazeli, Halebli Ebülhüda Sayyadi, Ahıskalı Ali Haydar Efendi, Silistreli Süleyman Efendi, Şerefeddin Dağıstanî, Muhammed Küfrevî gibi meşayih, hep Sultan Hamid’i övmüşler yahut iyi münasebet içinde olmuşlardır. Hatta Abdurrahman Tâhî, manen kendisine lütfedilen mücedditlik makamının, zamanın halifesi olan Sultan Abdülhamid’e verilmesi için niyazda bulunmuştur.

Çok âlimler, Padişah’ı zamanın müceddidi kabul etmiştir. O devirde yazılan kitapların hepsi Padişah’a övgülerle doludur. Korkudan denirse, hal’inden sonra da kendisini hayırla andılar.

İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Çelik Yolu: Anadolu’dan Bağdat’a Uzanan Büyük Vizyon
S ultan II. Abdülhamid’in demir yolu projelerine yalnızca mazinin bir hatırası olarak bakmamak gerekir. Hicaz Demiryolu bize inanç, fedakârlık ve medeniyet hizmetinin; Anadolu ve Bağdat Demiryolları…
Abdülhamid Han’ın Çelik Yolu: Anadolu’dan Bağdat’a Uzanan Büyük Vizyon
Sultan Abdülhamid Han
KIZIL DEĞİL ‘‘GÖK SULTAN’’
C emiyetin en büyük haksızlığa uğramış tarihî şahsiyetlerinden biri, II. Abdülhamid’dir. Kendisinden önceki devirlerin ağır yükünü omuzlarında taşıyan, en güvenebileceği adamların ihanetine uğrayan…
KIZIL DEĞİL ‘‘GÖK SULTAN’’
Sultan Abdülhamid Han
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
I İhlas Vakfı Başkanı - Mahmut Kemal Aydın I. Abdülhamid Han, demir yollarını sadece yolcu ve yük taşıyan raylar olarak görmüyordu. Onun nazarında demir yolları; devlet otoritesini güçlendiren,…
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
H er 24 Temmuz'da yüzlerce, "Gazeteciler gününüzü ve Basın Bayramınızı tebrik ederiz" mesajı alıyorum. Hem de muhafazakârlardan! Bu gafleti "esefle" karşılıyor ve kahroluyorum! Ya, biz ne zaman…
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Üzüntüsü: "Eyvah, Rumeli Elden Gitti!’’
O smanlı devletinin son zaman ki valilerinden Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: Uzun seneler devam eden Sırplık, Bulgarlık, Rumluk keşmekeşine İttihat ve Terakki Fırkası Meşrutiyet’in ilânından…
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Ehl-i Sünnet Hassasiyeti
S ultan Abdülhamid Han zamanında Lazkiye valisi olan Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: ''Lazkiye’de iken Nusayrîler ile uğraşmak belli başlı işlerimizin arasına girmişti. Sultan II. Abdülhamid…
Sultan Abdülhamid Han
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamid Han
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamid Han
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
Sultan Abdülhamid Han
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)
S
ûltân II. Abdülhamid Hân; tahttan indirilmesinin üzerinden 8 yıl, 9 ay, 13 gün geçmiştiki 10 Şubat 1918’de Beylerbeyi Sarayında hayata gözlerini yumdu. Vefât ettiğinde 75 yaşını 4 ay, 19 gün geçiyordu. Sûltân Mehmed Reşad’ın dışında bütün devlet adamlarının ve Hânedân üyelerinin eksiksiz katıldığı muhteşem cenâze…
Vefât yıldönümünde cennetmekân Sûltân II. Abdülhamid Hân (10 Şubat 1918)