Gönülde tazelenen nazenin ülküsün sen
Boynumuz bükük kalır boynun bükük kaldıkça
Mâziyi yâd eyleriz hayallere daldıkça
Seni ele yâr etti güçlülerin atası
Düşlerimi kanatır hüzün yarımadası
Kırım Tatarlarının taşırsın izlerini
Söyle kim kör eyledi vicdanın gözlerini?
Bizi teselli eyler şanlı mâzinin yâdı
Akmescit'ten duyulur öksüzlerin feryadı
Uzağına düşenler, adını anar durur
Bahtı kara Kırım'a yürekler yanar durur
Sitemim Moskof'adır, sana değil sitemim
Sen özgür kalmadıkça dinmeyecek matemim
Güller boynunu bükmüş, susmuş şeyda bülbüller
Rengini, kokusunu yitirmiş mor sümbüller
Balyozla kırılmıştır özgürlüğün kanadı
Vicdanları kanattı Moskof'un kör inadı
Dizlerden derman gitmiş, sarp dağları aşan yok
Ey şimalin aslanı, imdadına koşan yok!
Bugünkü ahvaline hayret eden yok şimdi
Düzlüğe çıkman için gayret eden yok şimdi
İklimin soğuk ama yüreğin sıcak senin
Mütebessim nazarın mazluma kucak senin
Ey hüzün coğrafyası, alamadın bir nefes!
Yurdundan evlâ değil bülbüle altın kafes
O kelepçeli hâlin içimizi acıtır
Baş tacı ettiklerin başımızın tacıdır
Kan kırmızı şafakta gölgenden kan çekilir
Seni üzgün gördükçe bedenden can çekilir
Gün gelecek Kırımlı yurduna kavuşacak
Yeşerecek bahçeler, kederler savuşacak...