Asker Anasından Oğluna Mektup
Oğlum Hasan! Üç aydır ki mektubunu almadım,
Gece gündüz, hayır duamızdan geri kalmadım.
Sen onbaşı olmuş idin Akşehir’den giderken,
Çavuş oldum diye yazdın tabur cenge girerken.
Zafer için her çengine yedi hatim adadım
Allah korusun, ocağımda sensin kolum kanadım.
Yaradan’ım sana nasip eder ise şehadet,
Odur kulluk Hakka, vatan millet için ne devlet!
İmam dedi; oralarda ulu, şanlı cenk olmuş,
Düşmanların siperleri baştanbaşa leş dolmuş.
Derelerden tepelerden seller gibi kan akmış
Korkak düşman geri kaçmış, toplarını bırakmış.
Sen o kanlı derelerden topladığın sünbülü,
Yolla taksın yavukluna, ziynet bulsun kâkülü.
Geçen gece ben o cengin rüyasını görmüştüm
Sevincimden ağlayarak hayır diye yormuştum.
Pilevne’de yatan şehid baban eve gelmişti
“Hasan gazi oldu ” diye bana müjde vermişti.
Sonra gördüm sağ elinde yükselmişti bir bayrak
Din hasmının kalesine dikilmişti o sancak.
Sen düşünme, millet bize gözü gibi bakıyor
Bolluk şükür zad-zahire her taraftan akıyor.
Eğer “köyde ölen kalan var mı?” diye sorarsan,
Konu komşu, eşi dostu hatırlayıp sorarsan;
Muhtargilin Ahmed şehid olmuş, haber geldi dün,
Şenlik oldu, mevlid oldu, düğün oldu bütün gün.
Köy hep giyindi kuşandı, namazgâha gittiler,
O şehidin Rahmetullah duasını ettiler.
Yeri belli olmak için mezarını kazdılar
Bir taş dikip “Ahmed şehit oldu ” diye yazdılar.
Kurban kesip hatm-i şerif indirildi hep ona,
Gönderildi onun gökte yatan şanlı ruhuna.
Sen bilirsin yavuklusu kumral saçlı Emine
Bir al bayrak asmış idi o gün kendi evine.
O güzel kız yeşil örtü örtmüş idi başına
Bir kurumla oturmuştu köyün dibek taşına.
Hıçkırmadı, ağlamadı, sandım onu bir melek;
Onun erlik ocağını söndürmüştü kör felek.
Sürme çekmiş, kına ile süslemişti elini
Olmuş idi tel duvaklı, nurlu şehid gelini.
Dedi: “Ahmed, beni artık ahirette beklesin;
Ben onunum, utanmasın beni Hakk’tan istesin.
Kaderim bu, şehid olmuş benim şanlı yiğidim,
Kız kalırım varmam ere, ben de canlı şehidim...
Oğlum Hasan! Üç aydır ki mektubunu almadım,
Gece gündüz, hayır duamızdan geri kalmadım.
Sen onbaşı olmuş idin Akşehir’den giderken,
Çavuş oldum diye yazdın tabur cenge girerken.
Zafer için her çengine yedi hatim adadım
Allah korusun, ocağımda sensin kolum kanadım.
Yaradan’ım sana nasip eder ise şehadet,
Odur kulluk Hakka, vatan millet için ne devlet!
İmam dedi; oralarda ulu, şanlı cenk olmuş,
Düşmanların siperleri baştanbaşa leş dolmuş.
Derelerden tepelerden seller gibi kan akmış
Korkak düşman geri kaçmış, toplarını bırakmış.
Sen o kanlı derelerden topladığın sünbülü,
Yolla taksın yavukluna, ziynet bulsun kâkülü.
Geçen gece ben o cengin rüyasını görmüştüm
Sevincimden ağlayarak hayır diye yormuştum.
Pilevne’de yatan şehid baban eve gelmişti
“Hasan gazi oldu ” diye bana müjde vermişti.
Sonra gördüm sağ elinde yükselmişti bir bayrak
Din hasmının kalesine dikilmişti o sancak.
Sen düşünme, millet bize gözü gibi bakıyor
Bolluk şükür zad-zahire her taraftan akıyor.
Eğer “köyde ölen kalan var mı?” diye sorarsan,
Konu komşu, eşi dostu hatırlayıp sorarsan;
Muhtargilin Ahmed şehid olmuş, haber geldi dün,
Şenlik oldu, mevlid oldu, düğün oldu bütün gün.
Köy hep giyindi kuşandı, namazgâha gittiler,
O şehidin Rahmetullah duasını ettiler.
Yeri belli olmak için mezarını kazdılar
Bir taş dikip “Ahmed şehit oldu ” diye yazdılar.
Kurban kesip hatm-i şerif indirildi hep ona,
Gönderildi onun gökte yatan şanlı ruhuna.
Sen bilirsin yavuklusu kumral saçlı Emine
Bir al bayrak asmış idi o gün kendi evine.
O güzel kız yeşil örtü örtmüş idi başına
Bir kurumla oturmuştu köyün dibek taşına.
Hıçkırmadı, ağlamadı, sandım onu bir melek;
Onun erlik ocağını söndürmüştü kör felek.
Sürme çekmiş, kına ile süslemişti elini
Olmuş idi tel duvaklı, nurlu şehid gelini.
Dedi: “Ahmed, beni artık ahirette beklesin;
Ben onunum, utanmasın beni Hakk’tan istesin.
Kaderim bu, şehid olmuş benim şanlı yiğidim,
Kız kalırım varmam ere, ben de canlı şehidim...